shutterstock_1703509627-161220212136.png

İyi Öğretmen Olmanın 7 Yolu

  • 23.11.2021
  • 2 dakika
  • 151 Okunma
  • 0 Yorum

Sevilerek yapılan öğretmenlik, huzur verir; ruhu da gönlü de doyurur. Bu aşk, meslek aşkı, öğretmenin gözünde ışık olur ve öğrenci daima bu ışığın farkına varır.

İyi Öğretmen Olmanın 7 Yolu

İnsan, hayatı boyunca diğer insanlarla alışveriş halindedir. Hizmet alıp hizmet verir, yaşaması için başkalarına ihtiyacı vardır. Onu diğer canlılardan ayıran en temel özellik budur. Meslekler, bu alışverişin organize halidir. Tüm meslekler gibi öğretmenlik de tam bir disiplin ve titizlikle yapılmalıdır; fakat yetmez!  Bu meslekte iyi/en iyi olmak için çabalamamız gerekir...

Doğru yollar takip edildiğinde zor değil tabi ki! İşte size iyi öğretmen olmanın 7 yolu:

  • Mesleğinizi aşk derecesinde sevin. (Sevmiyorsanız mümkünse meslek değiştirin!) Sevdiği meslekte çalışan kişi hayat boyu işe gitmez; mesleği onun için yaşama sevincidir, hobidir çünkü. Sevilerek yapılan öğretmenlik, huzur verir; ruhu da gönlü de doyurur. Bu aşk, meslek aşkı, öğretmenin gözünde ışık olur ve öğrenci daima bu ışığın farkına varır.
  • Kendinizi sevin.   Kendini sevmek, kişinin olumlu olumsuz tüm yönleriyle kendini kabul etmesiyle başlar.  Bu, oldukça zor bir hamle olacaktır. İnsan en çok kendini eleştirip kendine kızar. Bu yüzden en çok kendi kendini onaylamaya ihtiyacı vardır. Kendini sevip kendine değer veren öğretmen, öğrencilerini sevip onlara değer vermekte zorlanmaz.  Onları olduğu gibi kabul eder. Böylelikle öğrencilerinin tertemiz dünyalarında,  onların en kıymetlilerinden olma gururunu yaşar.
  • Hayatı sevin.  Yaşamak her insan için en değerli sermayedir. Onu ne kadar seversek bizi o kadar zenginleştirir. Hayat bir ayna gibidir. Ayna kendisine sunulanı yansıtır. Öğretmen hayatı sevdiğinde hayattan sevgiyle karşılık görecektir. Gülümseyecek ve gülümsetecektir. Tatlı diliyle ve tebessümüyle bir sihirli değnek gibi öğrencilerinin kalbine sevgiyle dokunacaktır.
  • Gelişime açık olun.  Unutmayın ki öğretmenlik sürekli verme sanatıdır; o halde sürekli beslenmek, dolmak gerekir. Yıllar içinde pek çok bilgi değilse bile öğretme metotları çok değişmiştir. Her nesil, diğerinden farklı şartlarda farklı özelliklerle çıkar öğretmenin karşısına. Eski öğretim yöntemleri artık etkisini kaybetmiştir. Yeni nesil, teknoloji içinde dünyaya gözlerini açtığına göre öğretmen de kendini sürekli güncellemelidir. İnternetteki pek çok eğitim sayfası, çevrimiçi sunumlar, sosyal ortamlar takip edilmeli; bilgi ve yöntem güncelliği korunmalıdır.
  • Kitap okuyun.  Bir öğretmene belki de en son söylenecek şey olmalı bu cümle. Maalesef okuma oranı oldukça düşük bir toplumun bireyleri olmamız bu hatırlatmayı gerekli kılıyor. Okumak, her öğretmenin en önemli beslenme kaynağıdır. Her konuda okuyun; edebiyat, psikoloji, sağlık, ekonomi, kişisel gelişim… Çok okuyan öğretmenin öğrencisine söyleyecekleri de çok olur.
  • Öğrencinizi tanıyın.  Öğrencilerinizin tüm özelliklerini, ilgi istek ve ihtiyaçlarını merak edin, öğrenin. Fiziksel, duygusal, kültürel durumlarını, güçlü ve zayıf yönlerini tespit edin. Öğrencileri tanımada iki yol,  öğretmenin işini hızlandıracaktır.  İlki öğrenciyle çok zaman geçirmek; ikincisi ise en kısa zamanda öğrencinin ailesini tanımak, mümkünse evini ziyaret etmektir.
  • Empati kurun. Empati kısaca, kişinin kendini ötekinin yerine koyup onun duygu ve düşüncelerini anlama çabasıdır.  Öğretmen de bir insandır ve insan kendi iç dünyasıyla, hisleriyle diyalog kurar. Bu da bazen öğrencinin önünde bir set olur. Empati yapabilen öğretmen, öğrencileriyle her konuda anlaşma tartışma ortamları kurup; bilgi ve duygu alışverişi yapabilir. Böyle bir öğretmen sadece anlatmaz; dinler. Dinleyip değer verdiğiniz öğrenciler sizi bile  şaşırtacak öğrenme becerileri göstereceklerdir.