gozler-nereye-kayboldu-9786259307534-110320261456.jpg

Gözler Nereye Kayboldu?

  • 11.03.2026
  • 2 dakika
  • 169 Okunma
  • 0 Yorum

"Saatler duruyor. Kurallar değişiyor. Bu tuhaf derste dünyaya, belki de ilk kez başkalarının değil, kendi gözlerinle bakmaya hazır mısın?" Önerilen Sınıflar: 4. 5. ve 6. sınıflar Kitaplık: İlk Gençlik Sayfa: 144 sayfa

Özet:

Halit, beşinci sınıfa yeni başlayan, kepçe kulaklarından dolayı biraz çekinen bir çocuktur. Okulun ilk günlerinde hiçbir derse benzetemediği seçmeli bir dersle karşılaşır. Dersin başlarında dikkatini veremediği için dersin adını duyamaz. Öğretmen de Halit'e ders bitene kadar dersin ne olabileceği hakkında tahminde bulunmasını ister. Öğretmen, bu derste "doğru" ya da "yanlış" bir cevabın olmadığını ve istedikleri kadar tartışabileceklerini söyler. Ders boyunca "Güzellik nedir? Güzel diye kime denir?" sorularını tartışırlar. "Güzellik" denilen şeyin herkese ve zamana göre değiştiğini, önemli olanın kendini olduğu gibi sevmek olduğunu, kimseye benzemek zorunda olmadığımızı, hatta "moda"nın da bir pazarlama stratejisinden ibaret olduğunu fark ederler. Sonrasında öğretmen onlara bir hikâye okur ve hikâye hakkında da tartışırlar. Bu sırada sınıfa, yetişkinlerin göremediği, sadece çocukların görebildiği kara kedi ve gizemli bir karga gelir. Bu tuhaf olaylar karşısında çocuklar sakin kalıp dersi sürdürmeye, durumu anlamaya çalışır ama zaman bir anda durur. Çocuklar, kendi hikâyelerini kendileri yazacaklardır artık. Başkalarının yargıları, yargı dolu gözleri kaybolacak, geriye kendi kalpleri, akılları ve güzel bakışlı gözleri kalacaktır. Ve elbette Halit, sorgulayarak kendilerine farklı bakış açıları kazandıran bu dersin "felsefe" olduğunu nihayet anlar.
 

Öğrenme Çıktıları / Kazanımlar:

  • Öz farkındalık
    Sorgulama becerisi
    Empati
    Öz kabul, öz sevgi
    Akran zorbalığını tanıma
    Akran nezaketi, karşılıklı saygı
    Estetik yargıları çözümleme
    Farklı bakış açılarına açıklık
  •  

  • Bu Kitap Neden Okunmalı?

  • Çarpık güzellik anlayışını sorgulayarak çocuklara dayatma ile hakikat arasındaki farkı sezdirir.
    P4C yapısı sayesinde çocukları tek cevabı aramaya değil, iyi soru sormaya yönlendirir.
    Felsefi yanı güçlü olduğu için kavram tartışması, karşıt görüş dinleme ve gerekçe üretme becerisi kazandırır.
    Akran zorbalığı hakkında derinlemesine düşünmeye olanak sağlar.
    Kişinin kendi bedenine ve farklılığına daha şefkatli bakmasına yardımcı olur.
    Karakter, davranış, anlam ve duygunun; fiziksel görünüşten daha derin bir değer taşıdığını hissettirir.
    Fantastik kurgu sayesinde ağır bir meseleyi didaktikleşmeden, merakla okutmayı başarır.
    Okurun kendi gözünü geri kazanmasını, yani başkalarının dayattığı bakış yerine kendi vicdanı ve aklıyla görmesini sağlar. 
    Güzellik anlayışının sabit olmadığını; zamana, topluma ve döneme göre değiştiğini fark ettirir.
    Moda, trend ve çoğunluk beğenisi gibi şeylerin “doğru” ya da “doğal” kabul edilmesini sorgulatır.
    İnsanların neden bazı fiziksel özellikleri yüceltip bazılarını kusur saydığını düşündürür.
    Dış görünüşe göre değer biçmenin ne kadar yüzeysel, kırıcı ve adaletsiz olabileceğini gösterir.